FİLM Gündem
  • Dünya Kupası'nda "Ted Lasso" Sürprizi: Jason Sudeikis, Devre Arası Şovunda Justin Bieber’a Taktik Verdi!
  • Tom Cruise’dan Dünya Kupası Finalinde Tarihi Konuşma
  • Yeni Yaz Hiti: Jennifer Garner Başrollü "The Five-Star Weekend" İzlenme Rekorları Kırıyor!
  • Christopher Nolan'ın Destansı "The Odyssey" Uyarlaması, Usta Yönetmenin Korku Sinemasına Göz Kırptığını Kanıtlıyor!
  • Taylor Sheridan İmzalı "Call of Duty" Filminin Geçeceği Evren Belli Oldu
  • "Game Of Thrones" Yıldızı, Toksik Hayranların Tepkisini İlk Kez Anlattı: "Soyunmadığım İçin Çıldırdılar"
  • Sony Pictures, Sydney Sweeney Başrollü "Hollow"un Haklarını Satın Aldı!
  • Prime Video'nun Merakla Beklenen Dizisinde Set Kazası Sonrası Şok Ayrılık
  • "Aşk Tesadüfleri Sever 3" Filminden İlk Teaser ve Afiş Paylaşıldı!
  • Dijital Çağın Yeni Komedisi "Baş Başa" 23 Temmuz'da TOD’da Başlıyor!
  • Vizyondaki Filmler: "Odyssey", "Filistin 36", "Ceza"
  • Danny Boyle’un Yeni Filmi Venedik Film Festivali’nin Açılışını Yapacak!
  • Jenna Ortega ve Rose Byrne "Nasty" Filmi İçin Bir Araya Geliyor
  • 14. Yüzyılda Adalet Savaşı: Paul Greengrass İmzalı "The Uprising" Filminden İlk Fragman Yayınlandı!
  • Christopher Nolan, Usta Yönetmenin Emeklilik Kararından Dönmesini Umuyor!
  • Ridley Scott’ın Yeni Filmi “Köpek ve Yıldızlar”dan Son Fragman Geldi!
  • Direniş ve Adalet Kısa Film Senaryo Yarışması'nda Kazananlar Belli Oldu
  • Hawkins’e Nostaljik Dönüş: Netflix, "Stranger Things"in 10. yılına Özel Sürpriz Bir "VHS Sürümü" Yayınladı!
  • "The Batman Part II"den İlk Test Görüntüleri Paylaşıldı
  • "Reacher" Yıldızı Alan Ritchson, Kasırga Dehşetini Anlatan Netflix Filminin Başrolü İçin Görüşmelerde

blog.

Kişiliği bir kenara filmleri iyi usta.

Yaşamı

Polanski, 1933’te Polonya‘dan göçmüş Yahudi bir baba ve Polonyalı bir annenin oğlu olarak Paris’te dünyaya geldi. Üç yaşında ailesi ile birlikte Kraków’a taşındı. 1940’ta şehrin Almanlar tarafından işgal edilmesinin ardından ailesi bir toplama kampına gönderildi.

Naziler tarafından götürülmesinden hemen önce babasının sayesinde kaçmayı başaran Polanski, iyiliksever Katolik ailelerin yardımı sayesinde hayatta kalmayı başarır. Annesi Auschwitz’de ölür. Kamptan sağ olarak kurtulmayı başaran babası, oğluyla birlikte Krakov’a döner. Babasının tekrar evlenmesi üzerine, artık bir yetişkin olan Polanski evden ayrılır. Babası, Polanski’yi bir teknik okula gönderir. 1950’de bir sinema okuluna devam etmek üzere okulu terk eder. Aynı zamanda, Kraków tiyatrosunda oyuncu olarak işe başlar. İlk sahneye çıkışı, 1954’te Andrezj Wajda’nın “Pokolenie / Bir Kuşak”ı ile olur.

 

1954’te Lodz’un ünlü Devlet Film Okulu’nda yönetmenlik bölümüne girer, üç yıl sonra öğrencilik döneminin ilk filmi olan “Rozbijemy Zabawe/ Break Up The Party” yi çeker.

İlk tanınan filmi 1962’de çektiği “ Knife in The Water – Suda Bıçak” olur. Bu filmde senaryo üzerinde kendisi çalışmıştır. Sonraki iki filmini çekmek üzere Birleşik Krallık‘a giden yönetmenin burada yaptığı ilk film olan “ Repulsion – Tiksinti”, parlak bir başarı elde edemez. Filmin, yönetmenin en çok sevdiği filmi olduğu söylenir. Polanski’nin Hollywood’a ayak basışı, 1968’de çektiği korku filmi “Rosemary’s Baby- Rosemary’nin Bebeği ” ile olur. Önceki eserlerinde olduğu gibi bu filmde de yönetmen, uğursuzluklara işaret eden bir dehşet havası yaratır.

Bir sonraki filmi Macbeth, bir Shakespeare uyarlamasıdır. İkinci karısı Sharon Tate’in Manson Ailesi tarafından canicesine öldürülmesinin hemen ardından çekilmesi, yönetmenin hissettiği acı ve şiddetin filme yansımasına sebep olmuştur.

Bu filmin ardından kılık değiştiren yönetmen, İtalya’ya gidip bir seks komedisi çeker. Ardından, en iyi filmlerinden biri sayılan “Chinatown”u çekmek üzere tekrar Hollywood’a döner (1974). Film, Polanski’ye bir Oskar, bir de İngiliz Akademi Ödülü getirir. 1976 yılında çektiği heyecan verici ve gerçeküstü “The Tenant– Kiracı” ile başarıları devam eder. Uğursuz, paranoyak bir delilik, suistimal ve intikam hikâyesini anlatan filmin Polanski’nin Paris’e geldiği ilk yıllarda yaşadığı mahallede çekildiği söylenir. Bu film aynı zamanda “apartman üçlemesinin” Repulsion ve Rosemary’nin Bebeği’nden sonraki üçüncü ve son filmi olma özelliğini taşımaktadır.

 

yorum yap.